Thursday, December 21, 2017

TOKYO'da görülmesi gereken yerler

Metropollerin birçoğu birbirine benziyor. Tokyo da aynı İstanbul, Newyork ve Londra gibi gökdelenleri olan, kocaman apartmanlarla dolu, kalabalık bir şehir. Görüntü olarak insanı şaşırtmıyor. Fakat içinde dünyanın hiçbiryerinde benzerini bulamayacağınız birçok yer var. İşte benim favorilerim bunlar;

Shibuya: Tokyo'nun meşhur kalabalık meydanı.  Bu meydanın 4 köşesi var. 90 saniye boyunca yayalara yeşil yanıyor. Bu 90 dakika yola inip karşıya geçen insan sayısı inanılmaz. Akşam vakitlerinde bir sürü fotoğrafçı bu kalabalık alanın fotoğrafını çekmek için yer alıyor. Meydanda 4 katlı bir Starbucks var. Pencereye bakan bir koltuk bulup oturursanız Shibuya meydanını uzunca izleyebilirsiniz.

Meydanın yakınlarında Mark City isimli bir alışveriş merkezinin 4. katında Sushi No Midori isimli meşhur bir sushici var. Hem fiyatları görece daha uygun, hem de leziz idi. Bekleme süresi oldukça uzun. Önce sıra numarası alıp, sonra biraz gezip gelebilirsiniz.


SENSO-Jİ TEMPLE: Şehir içinde bir tapınak. Kırmızı fenerleri ile meşhur. Akşam saatlerinde daha tenha oluyor dediler ama biz akşam gittiğimizde yine tıklım tıkıştı. Erken kapanıyor. Çok geçe bırakmadan 3-4 gibi gitmeli. Kırmızı renkleri ile çok hoş görünümü olan bir tapınak.




Girişinde yol boyunca hediyelik eşya satan minik dükkanlarda geleneksel japon bibloları, çıngırakları, maskeleri ve fenerlerinden bol bol bulabilirsiniz.




IMPERIAL PALACE : Biz gittiğimizde saray ziyarete açık değildi. Sadece bahçesinde gezebildik. Bahçe olarak tabi ki çok hoştu. Bahar veya ilkbaharda kiraz ağaçları ile çok daha güzel oluyormuş. Biz yazın gittiğimizden sadece yeşil ve nilüferleri görebildik ve milyonlarca cırcır böceği. Cırcır böcekleri yazın japonya'nın her yanında fazlası ile bulunuyorlar. Hatta öyle ki güzel bir bahçe bulup oturup dinleneyim deseniz cırcır böceklerinin cırlamasından 10 dakikada kafanız şişebilir. İçeriye girmek için izin verilen tarihlerde randevu ile giriliyormuş buraya. Gitmeden önce web sitesinden bilgi almanızı öneririm.

AKIHABARA: Teknolojik cihaz satın alacaksanız önerilen bir bölge. Çok geç gitmeyin, erken kapanıyor. Tokyo'nun Eminönü'sü gibi bir yer. Beklentiniz çok yüksek olmasın. Ama rada enteresan gösterimler ve robotlar görmek mümkün.



TSUKIJI BALIK PAZARI: Gece yarısı gitmek gerekiyor diyorlar. Özellikle fotoğraf çekme meraklılarının gece 3'te gidip Tuna balığı açık artırmalarının fotoğraflarını çektikleri mekan. Biz gündüz gittik. Bomboştu ve tertemizdi. Tokto'nun en lezzetli Sushi'cileri burada. hemen hepsi 5 yıldızlı. Okyanustan daha yeni çıkmış balıklar ile yapılan sushi'nin dünyada herhangi bir karşılığı yok. Daha önce böyle birşey yemedim kesinlikle. Yalnız bizim seçtiğimiz restoran süper pahalı çıktı. Takip eden 3 gün Family Mart süpermarketlerinden ekmek ve peynir alarak bütçemizi eşitleyebildik :)

EDO TOKYO MUSEUM: Kültür ve tarih müzesi. Eski japon hayatını deneyimlemek istiyorsanız Edo Tokyo müzesine gitmelisiniz. Müthiş bir anlatım, sadece vitrinler arkasında sunmakla kalmamış, aynı zamanda deneyimlemeniz için birçok fırsat sunmuşlar. Müzeden sıkılıyorsanız bile bunu sevebilirsiniz. 







SCIENCE MUSEUM: Imperial palace'ın bahçesinde çocuklar için yapılmış bir bilim müzesi var. hayatımda en beğendiğim, Japonları en çok kıskandığım yer burası oldu. İçinde tek kelime ingilizce konuşulmamasına ve yazıların tamamen japonca olmasına rağmen neredeyse tüm günümüzü burada geçirdik. Çocuk ile gidiyorsanız kesinlikle gitmenizi tavsiye ederim. Her katında farklı bir bilim dalını birebir deneyimleyeceği ve anlayacağı bir sunum.

Global ısınma, mevsimler, mineraller, optik, motorlar, inşaat için ayrı katlar var ve çocukların birebir deneyebilecekleri 300'ün üzerinde istasyon. İki gün gitsek olurdu. Çocuğunuzun her türlü aleti ve deneyi deneyimleyebileceği bir yer. Mesela bir bölümde gerçek koskocaman bir vinçin operatörlüğünü yapıp plastik topları bir yerden başka bir yere taşımaya çalışıyor. Başka bir bölümde ise bilim adamları eşliğinde sıvı hidrojen ile gülleri dondurup çekiç ile kırıyorduk. Çocuk ile giderseniz lütfen vakit ayırıp gidin. Eşsiz bir deneyim.








MİRAİKAN: Yine dünyada sadece Tokyo'da rastlayacağınız bilimin en son geldiği noktada yarattıklarının sergilendiği bir müze. Meşhur robot Asimo burada. Real time haber okuyan spiker robot burada. Uzaya çıkmış ilk robot burada. Şu an dünyada en yeni ne keşfedildi ise burada bir örneğini görebilirsiniz. Ailecek bilim meraklısı olduğumuzdan tam bir günümüzü burada geçirdik.







Wednesday, December 20, 2017

KYOTO'da görülmesi gereken yerler

Japonya deyince herkesin aklına Tokyo gelir. Bence asıl gidilmesi gereken yer ise eski başkent Kyoto. Tapınakları ve Shogun evleri ile kendinizi bir Ninja veya Shogun filminin içinde hissedeceksiniz. Gidip de bayıldığımız yerlerin bir listesi şöyle;

Fushimi İnari : Fotoğraf meraklıları için banko gidilmesi gereken bir mekan. Dağın eteklerindeki girişinde görkemli binaların arasından geçip turuncu'dan kırmızıya kaçan takların süslediği patikadan kilometrelerce tepeye doğru tırmanmaya başlıyorsunuz. Patika dönerek yukarı çıktıkça kırmızı tahta kapılar, aradan sızan güneşin de etkisi ile çok etkileyici fotoğraflar çekmenizi sağlıyor.
kapabalıktan kaçınmak için açılış saatlerini kontrol edip erken gitmenizi öneririm. Veya Google maps ile alternatif bir yan patikadan giriş yapmak mümkün. Bu alternatif harita sizi son derece dik bir yan yamaçtan herkesin önüne çıkartacak. Fakat uyarmadı demeyin, hakkaten çok dik bir patika. Ayrıca yukarıda su satan tek bir yer var ve süper pahalı. Fushimi İnari'ye giriş ücretsiz ve neredeyse tam gününüzü ele geçirecek bir aktivite.

Dönüşte Vermillion cafe isimli bir yerde soğuk kahve ve iced cheese cake yedik. Dinlenmek için balkonu çok keyifli bir cafe, güzel de müzik çalıyordu.


Kinkaku-Ji: Göl kenarında altından yapılmış bir köşk. Aslında Japonya'daki çoğu bina gibi aslı yanmış ve aslına uygun olarak tekrar inşa edilmiş. Giriş ücreti var. Eğer yaprakların kırmızılaştığı sonbaharda  veya kiraz ağaçlarının çiçeklendiği ilkbaharda giderseniz altın köşk çiçeklerin arasından çok daha büyüleyici görünecektir. Köşke yaklaştırmıyorlar. Uzaktan fotoğraf çekebiliyorsunuz. Yarım günlük bir aktivite. Şehrin merkezine biraz uzak olduğu için gidip gelmesi zaman alıyor.

Pontocho: Akşam yemek yemek için nehir kenarında dar ve geceleri çok hoş ışıklandırılan bir sokak. Nehir boyunca çay ve viski evleri var. 17:30'dan sonra gidilebilir. Randevu yaptırmak gerekiyor çünkü güzel restoranların çoğu rezervasyon ile müşteri alıyorlar ve kapıdan girilecek yer bulmak neredeyse imkansız. Ancak büfe yemeklerine kalıyorsunuz ki onlar da hiç kötü değil. harika bir atmosfer. Japonlar kapalı alanlarda da sigara içtikleri için rezervasyon yaptırırken sorun. Duman altı bir yere çocukla gitmek zorunda kalmayın sonra. Yaz mevsiminde giderseniz de sivrisinek kovucu sprey sıkmak iyi fikir olabilir. Nehir kenarı olduğu için geceleri sivriler rahatsız edebiliyor.

Nishiki Market: Sokak yemeklerinden denemek için gidilmesi gereken bir yer. Satın almadan da denemek için ikram veren yerler bol. Biz biraz geç gittik kapatıyorlardı, ancak rulo şeklinde yapılan bir kek deneyebildik. Tuvalet kağıdı gibi düşünün ama kek :) Tadı da çok hoştu. Geç gittik dediğim saat 17:00 gibi gitmiştik, erken kapanan bir yer, ancak öğlen vakti gidilir. Yine balık satan yer çoğunlukta idi. Dükkanları kapatırlarken yaptıkları temizliğe inanamazsınız! Köpük köpük süngerler ile dakikalarca ovalayıp, bol sularla durulayıp, bezlerle kupkuru olana kadar kurutuyorlar. Bal dök yala ötesi bir temizlik var. Temizlik sadece markette değil heryerde var da, böyle bir açık pazarın sabun kokuyor olması bizi çok şaşırttıydı. 

Sunday, September 24, 2017

Sherlock Holmes transitions üzerine

Sherlock holmes fiminin geçişlerine çok hoş bir yorum ile değerlendiren bir video.

Agatha Christie yeniden ekranda

Agatha Christie'nin meşhur romanı üzerine yapılmış ikinci film. Tekrar Agatha Christie filmleri yapmaya başlamaları çok sevindirici. Umarım gişe başarısı gelir de gerisini çekmeye de devam ederler.


Saturday, September 23, 2017

Isle of dogs trailer

Wes Anderson'un tarzına Grand Budapest filminde bayılmıştım. Yeni filmi de yine görsel olarak çok farklı ve konu olarak da çok şeker gibi :)


Tükenmez kalem ile sanat

Mostafa Kodehir'in tükenmez kalem ile çizdiği gerçekçi resimleri izlemek çok keyifli...