Saturday, April 20, 2013

Deneyim vs. hatıra - Daniel Kahneman

Nobel ödüllü Princeton Üniversitesi profesörü Daniel Kahneman'ın konuşmasına içerikten 5 üzerinden 5 veririm. Anlatımı da çok akıcı. 

İnsanın deneyimleyen benlik (experiencing self) ve hatırlayan benlik (remembering self) olmak üzere iki benliği vardır diyor. Ne kadar mutlu bir yaşamımız olduğuna hatırlayan benliğimize bakarak karar veriyormuşuz. Neden bu kadar çok fotoğraf çektiğimiz, tatillerimiz, özel günlere olan merakımız hepsi hatırlayan benliğimizin seçimi. Sadece bu saptama için 5 veririm konuşmaya.

Pazarlama dünyasında da bir çok yansıması olan bir tespit. reklamımda söylediklerimi nasıl revize etmeliyim ki, deneyimleyen benliği değil de, hatırlayan benliği etkileyebileyim? Mesela 'mutluluklar diyarına gelin' yerine 'unutulmaz bir gün geçirmek için gelin' ...  

Dikkatimi çeken diğer noktalar şunlar; 
- Nereye tatile gideceğimize hatırlayan benlik karar veriyor. Kararını sonuçta hatırlayacağını umduğu hatıralara göre veriyor. 
- Aynı yerde geçirilen iki haftalık bir tatil, bir haftalık tatile göre kişiyi daha fazla mutlu etmiyor.  Çünkü beynimiz yeni bir deneyim olmadıkça bunu hatırlamaya değer saymıyor.
- Hatırlayan benlik hikaye anlatan biri gibi. Her hikayede olduğu gibi onun için de Bitiş çok önemli. Hayatımızın çoğu deneyimleyen benlik tarafından yaşandığı için hafızamızda kaydedilmiyor. 
- Kolonoskopi yaptıran iki hasta grubu üzerinde yapılan araştırmada A grubuna kısa fakat sonu acılı bir kolonoskopi yapılıyor. B grubuna ise başı acılı, sonu daha acısız bir işlem yapılıyor. B grubu toplam deneyimi çok daha iyi hatırlıyor. A grubu ise çok fazla acı çektiğini hatırlıyor. A grubundaki hastalarda kolonoskopi acıdan sonra biraz daha bitirilmeseydi, hastaların hatırlayan benliği toplam operasyonu daha iyi hatırlardı diyor. 
- Yıllık 60.000 dolar gelirin altı kazananlar için para mutluluğun çok önemli bir göstergesi. Yıllık 60.000doların üzerinde ise hiçbir etkisi yok. 
- Daha soğuk eyaletlerde yaşayanlar California'da yaşayanların daha mutlu olduğuna inanır. Kendileri de California'ya taşınsalar, Ohio'da ne kadar soğuk olduğunu düşünerek yine mutlu olabilirler. Fakat asıl mutluluk sevdiklerle birliktelikte olmaktan, bir değere inanmaktan geçer diyor. 

Saturday, April 13, 2013

Fizikçi Richard Feynman röportajı

Atom bombasının yapımında çalışmış ve Quantum fiziği üzerine çalışması için Nobel ödülü almış ünlü fizikçi. Linkteki röportajında dikkatimi çeken noktalar şunlar oldu;

- Babası ile ormanda yürümeye çıkarmış ve babası ona etraftakileri anlatırmış. Birgün babası bir kuşun adını sormuş Richard'a. Richard bilmiyorum demiş. Babası önce kuşun adını 6 farklı dilde söylemiş. "İşte şimdi biliyorsun, peki bu ne işine yaradı, hiç... gel şimdi nasıl bir kuş ve ne yapıyor diye bakalım" demiş. Ogün bugündür etrafını gözlemlemeyi öğrenmiş.

- Babası bir gün TV'de Papayı göstermiş. Bu adamın farkı Apoletleri, başka bir farkı yok demiş. Bu felsefe ile büyüyen Richard da ödüllerden, şeref nişanlarından hoşlanmıyor. Asıl şeref bulduklarımın diğer bilim adamları tarafından kullanılmasıdır diyor


- Matematiği zayıf olan fizikçi dünyayı anlamakta son derece eksik kalacak ve zorlanacaktır diyor

- Limitli bir beynim var, sosyal bilimlerle harcayamam diyor. Yaşı ilerledikçe resim yapmaya merak salmış


- Atom bombasının neler yapabileceğini bilerek projede yer almış. O zaman Hitler korkusu çok yüksekmiş ve biz yapmazsak onlar yapacak diye düşünüyorlarmış. Fakat Almanya yenilince de bombanın yapımına son verilmemiş. "Düşünmedim" diyor. (Einstein ise Hitler'den aktif olarak kaçmış olmasına rağmen projede çalışmayı red etmişti ve sadece bir kere tıkandıkları bir yerde gelip yardım etmişti)

- Bilmemek beni korkutmuyor, evrende bilmediğim şeyler var ve hep olacak.

- 12 yaşında kütüphaneden calculus kitabı almış ve babasına getirip göstermiş. Babası bazı gösterdiği şeyleri anlamamış ve 12 yaşındaki Richard o sırada babasının çok şey bilmediğini, anlamadığını fark etmiş. MIT'den mezun olduğunda babası  büyük bir hevesle fizikle ilgili tüm sorularını sormuş. Ama Richard babasına güzel bir şekilde hiç anlatamamış.


Moskova'da görülmesi gereken yerler

Haftaya ikinci defa Moskova'ya gideceğim. İlk ziyaretimde hava -20 dereceydi. -5, -10 daha önce İstanbul'da gördüğümüz derecelerdi ve bu sebeple -20 de biraz daha soğuk olur sanıyordum. Alakası yok! -20 ile -10 arasında sadece 10 derece değil, farklı bir iklim varmış meğer. Bu sebeple ilk önerim yaz harici oldukça kalın giyinmeniz.

İlk önerim de kesinlikle Pushkin Cafe. Muhteşem yemekleri, harika bir atmosferi olan tam bir Rusya deneyimi. Ama uyarayım, oldukça pahalı bir restaurant. Fakat kesinlikle değiyor.
Cafe Pushkin
Pushkin cafe'de kesinlikle yemeniz gerekenlerin başında Rus salatası geliyor. Türkiye'de yediğimiz Rus salatası mayonez, havuç, bezelye karışımı ağır bir meze. Asıl Rus salatası ise fotoğrafta görüldüğü gibi ve son derece hafif, içinde tavuk da olan çok leziz bir meze.

Rus salatası

Diğer önerim ise mutlaka piramit tatlısını yemeniz. İçindeki piramit şeklindeki dondurma, üzerinde karamel bir kafes ile geliyor. Sonra garson Napolyon'un Mısır'a ziyareti sırasında kendisine yapılan bu tatlının nasıl alev aldığını anlatıyor ve tatlıyı yakıyor. Karameller eriyip dondurmanın üzerine akınca ...


Kızıl meydana özellikle gece gitmenizi tavsiye ederim. Gündüz de tabiki çok etkileyici ama gece ışıklandırma ile çok daha masalsı bir hal alıyor.







Diğer bir önerim de tğm katedral ve kiliselerin içine girmeniz. Bu kadar süslü, bu kadar şaşalı katedraller İtalya'da bile yok. Ayrıca benim şansıma mı bilmiyorum ama içeride her daim ilahiler ve operalar okunuyor. Çok etkileyici.


Son olarak da Metro istasyonlarını tavsiye ederim. Metro istasyonlarının birçoğu sanki bir müzeymişçesine restore edilmiş ve gerek sanat galerilerine, gerek heykel müzelerine çevrilmiş. Alfabeden dolayı olsa gerek bana biraz karışık geldi. Rehber eşliğinde gezilmesi daha hayırlı olabilir.

Bu arada İstanbul'dan daha beter trafiği var. Mesela Kızıl meydandan havalimanına (yaklaşık 20 km) yolculuğun 3-4 saat sürmesi normal karşılanıyor.

2 aylık sıra olduğu için gidemedim ama Bolshoi balesi de görülmeli. Umarım iş gezisi için gitmediğim bir defa ben de gidebileceğim.

Keyifli geziler

Tuesday, April 9, 2013

Tang Yau Hoong

Tang Yau Hoong isimli bir Malezyalı freelance bir ilustratör. Sade anlatımı harika değil mi?

 

 



Sunday, April 7, 2013

Online Eğitim

Bugün size online eğitim imkanlarından bahsedeceğim ama aklınızda olsun ben öğretmen, eğitmen filan değilim. Sadece kendi kullandığım ve beğendiğim kaynakları paylaşıyorum. Eğer eğitim konusunda hata yapmak istemiyorsanız bir uzmana danışınız. Ayrıca eğer dikkat etmezseniz diye de belirteyim, bu yazı 2013 yılında yazıldı, siz bu yazıyı kimbilir kaç yılında okuyorsunuz :)

Birincisi artık Türkiye dışındaki üniversitelerin birçoğu hızla online eğitim imkanlarını zenginleştiriyorlar. Bugün YÖK'ün denk kabul ettiği yurtdışından online eğitim imkanları bile var. Standford'dan dahi birçok dersi tamamen online alabiliyorsunuz, online Master ve doktora da yapılabilmekte. Eğer YÖK denkliğine veya bir diplomaya ihtiyaç duyuyor ve bir sertifika ile yetinemiyorsanız hangi programın YÖK tarafından kabul edildiğini iyice kontrol edin. Bu diplomalı programların maliyeti ders başına 500-1000dolar arasında.

Gelelim asıl beni heyecanlandıran konuya, online ücretsiz eğitim. Eğer amacınız mevcut derslerinizi pekiştirmek, merak ettiğiniz konuları uzmanlarından öğrenmek, okulda olmanın keyfini yeniden tatmak, farklı bakış açıları duymak ise online eğitim tam size göre. Kendi denediğim ve rahatlıkla önerebileceğim 4 adet sistem buldum;

1) Khan Academy - Lise ve Üniversite hazırlık seviyesinde ders anlatan bir kaynak. SAL'ın  yeğenleri için kaydedip Youtube'a koyduğu dersler kısa zamanda yüzbinler tarafından ilgi görmüş ve sonunda Khan Academy Bill Gates vakfı gibi birçok dernekten destek alıp yoluna başlamış. Tamamen ücretsiz. Ders dinledikçe puan kazanıyorsunuz. Sorunuz varsa gerek öğretmenler, gerek öğrenciler hızla cevaplıyorlar. Bir soruyu cevaplarsanız siz de puan kazanıyorsunuz. Ayrıca en güzeli Türkçe tercümesi de mevcut. Fizik, matematik, biyoloji, kimya, bilgisayar programcılığına giriş gibi konularda özellikle tavsiye ederim. Tarih, coğrafya gibi konular ülke detayında olmadığından limitli kalabilir. Herhangi bir zaman, mekan kısıtı yok, istediğiniz zaman girip istediğiniz dersi dinleyebilirsiniz. Türk üniversitelerine girişte faydası olmaz ama yurtdışındaki üniversitelerde eminim Khan Academy puanı da ileride önem kazanacak. Bu sebeple Facebook  veya Google hesabınız ile bağlanmanızı tavsiye ederim.


2) Coursera - Khan Academy'nin Üniversite seviyesinde olanı. Yüzlerce konuda ders, farklı üniversitelerden farklı profesörler tarafından veriliyor. Stanford'dan Tokyo Üniversitesine, Princeton'dan Ecole Polytechnique'e kadar birçok saygıdeğer üniversiteden dersler var. Derslerin belirli başlangıç tarihleri ve belirli süreleri var. Derse katıldığınız süre zarfında ödevler veriliyor, dersler günlük olarak video olarak ekleniyor ve izlemeniz isteniyor. Bazı derslerde direkt öğretmenler ödevleri kontrol edip, değerlendirirken, daha kalabalık sınıflarda öğrenciler birbirlerinin ödevlerini değerlendiriyor. Bence ders zenginliği ve kalitesi anlamında en başarılı olan sistem. Ayrıca derslerin çoğunun sonunda sertifika veya bir referans mektubu da veriliyor. Verilmediği durumlarda derse yazılırken zaten bilgi veriliyor. ne yazık ki Türkçe seçeneği yok.

3) Venture lab - Stanford'un daha çok girişimcilere yönelik programı. Ders sayısı ve kapsamı çok kısıtlı fakat derslerin kalitesi çok yüksek. Özellikle teknoloji girişimcisi olmak isteyenler için hemen her dersi şiddetle tavsiye ederim. Tina Seelig'in yaratıcılık dersini aldım, dünyanın 15 farklı yerinden 20 farklı milletten insan ile birlikte dersler yaptım, problem çözdüm, çok eğlendim. Burada da yine sertifika vs yok. Sonunda bir teşekkür epostası alıyorsunuz. Türkçe de bulunmamakta.




4) Itunes University - Apple kullanıcıları için muhteşem bir kaynak. Khan Academy'nin Üniversite seviyesi. İnternette bulunan hemen tüm derslere Itunes University üzerinden yazılabiliyor ve dersleri istediğiniz zaman dinleyip, izleyebiliyorsunuz. Çok geniş bir ders yelpazesi, hemen tüm üniversiteler burada mevcut. Türkiye'den şimdilik sadece Sezin Okullarını görebildim.



5) Ted-Ed: Henüz beta aşamasında olan TED'in yeni eğitim portalı da güzel başladı. Videolar çok kaliteli, basit ve anlatımlar çok akıcı. Kısa kısa, genelde grafiklerle hazırlanmış videolar. Hatta dersin sonunda sorular sorabilme seçeneği dahi var. Öğretmenler buradan dersleri seçip, öğrencilerine özel sınav bile yapabiliyorlar. Şimdilik biraz katalog olarak karışık geldi ama alışırım yakında :)